Raja Ampat / Endonezya

Raja Ampat Adaları


Raja Ampat’a yolculuk;

Aralık ayının ortası… Raja Ampat yolculuğumuzun ilk basamağı olan İstanbul Singapur uçuşumuza 4 saat kalmış olmasına rağmen halen hazırlanmaktayız. Kamera, flaşlar, piller, şarjlar, housing… uçakta bagaja verilemeyecek kadar değerli olduğu için Cenk hepsini el bagajı olarak yanımıza almakta kararlı. Bense 2 gün sürecek konaklamalı yolculuğumuzda bagajlara birşey olur da kaybolursa diye yanımıza en azından sort, bluz, mayo, havlu, terlik, temizlik malzemeleri vs. almak gerekliliğini düşünüyorum. Bu kadar ağır el bagajlarıyla bizi uçağa almayacakları kesin, bu yüzden halen hazır değiliz.

Bu bölgeye ilk gidişimiz değil ancak ilk kez bu kadar uzun sürecek. İstanbul’dan Singapur’a uçuş yaklaşık 11 saat sürüyor, kısa bir havaalanı beklemesinden sonra Singapur’dan Jakarta’ ya uçuyoruz. Jakartada 1 gece konaklamamız için havayolunun ayarladığı Sheraton otele gidiyoruz. Otel bildiğimiz Sheraton lara pek benzemiyor. Nemli bir gecenin ardından yerel havayollarına ait pervaneli bir uçakla Jakarta’dan Makassar, Makassar’dan ise Sorong’a uçuş yapıyoruz. Uçağın yalıtım problemleri yüzünden oldukça soğuk bir yolculuk geçirerek Sorong a iniyoruz. Sorong havaalanından’ndan tur teknemize transferimizle nihayet turumuz başlıyor. Çarşamba yola çıkıp, Cuma öğleden sonra teknede olabiliyoruz.  Teknemiz oldukça büyük ve gösterişli, her odasında banyo ve tuvaleti, kliması var. Teknede toplam 20 kişiyiz. Dalış rehberleri ve mürettebat ile sayımız 40 ı geçiyor. Dalışlar için ayrıca 2 adet yerel stilde yapılmış bot bizimle birlikte yolculuk ediyor. 2,5 günlük yolculuğa rağmen herşey çok keyifli.

Mercan Üçgeninin Kalbinde

Raja Ampat takımadaları diğer adıyla ‘Dört Kral Takımadaları’, Yeni Gine adasının Endonezya’ya ait olan Batı Papua bölgesinin kuzeybatı ucunda yer almaktadır.   Aslında adını Halmahera Denizi’nin hemen batısındaki Baharat Adaları’nın –günümüzde Molukkalar-sultanlarından biri tarafından yönetim bölgeleri tahsis edilen Waigeo, Batanta, Salawati ve Misool adlı dört ‘raja’dan almış. Mercan üçgeni diye adlandırılan, dünyanın mercan resif biocanlılığının kalbinde yer alan Raja Ampat takımadaların çevresindeki denizlerin dünyanın en zengin canlı çeşitliliğini barındırdığı düşünülmekte.

Günümüzde bile bölgedeki yoğun mercan kolonilerinin varlığı, dünyadaki tüm mercanları tehdit eden mercan beyazlaşması ve ölümü gibi tehditlere karşı dayanıklı olduğunu gösteriyor..

Raja Ampat bölgesindeki güçlü ve sürekli akıntılar, mercan larvalarını sürükleyerek, Hint ve Pasifik Okyanusu’na dağıtmakta, diğer resif ekosistemlerinin de kendilerini yenilemelerine yardımcı olmakta. Raja Ampat’ın mercan canlılığı, tehditlere karşı dayanıklılığı ve resifleri yenileme özelliği nedeniyle, global olarak öncelikli koruma alanları arasına girmiş bulunuyor. Endonezya hükümeti 2007 yılında 9000 kilometrekareyi kapsayan yedi yeni deniz koruma alanı ilan ederek bölgeye verdiği önemi gösteriyor.

Dünyanın en geniş deniz biyocanlılığı doğrulandı…

2002 yılında Raja Ampat’ın marin ekosistemi, mangrov ağaçları (kökleri denizin içine uzanan ağaçlar) ve ormanları hakkında bilgi edinilmesi amacıyla  yapılan bilimsel araştırmada, dünyada bilinen çeşitliliğin %75’ini oluşturan 537 çeşit mercan (Buna karşılık, Karayipler’in tamamındaki tür sayısı 70′in altında), ve 899 çeşit balık bulunmuş. Bunun sonucunda bilinen tür sayısı Raja Ampat için 1074’e çıkmış. Karada ise bereketli ormanlar, nadir görülen bitkiler, yeryüzüne çıkmış kalker (kireçtaşı) ve binlerce deniz kaplumbağasının yumurtlayacağı sahiller rapor edilmiş. ( National geographic Eylül 2007).

Dalışlar

Raja Ampat ta toplam 24 dalış yapıyoruz. Dalışlar akıntının fazlalığı sebebiyle oldukça yorucu. Herkes akıntı kancaları ile biryerlere tutunmaya çalışıyor. Ellerimizle tutunacak yer bulmamız neredeyse imkansız çünkü her yer canlı ve renkli mercanlarla dolu. Bazı yerlerde kancalar bile yeterli olmuyor. Bu noktalarda kendinizi akıntıya bırakıp etrafı seyretmek en mantıklısı. Tabii ki fotoğraf çekmek de kolay olmuyor. Gün geçtikçe taknedeki herkes bu dalışların hayatlarındaki en güzel dalışlar olduğu konusunda hemfikir olmaya başlıyor. Bizim en beğendiğimiz dalış noktaları Cape Kri , Sardine reef ve Passage. Özelikle passage dalışı yaptığımız en ilginç dalışlardan biri. … ve … dalarının arasında kalan ince bir boğaz olan passage bir ucundan diğer ucuna nehir gibi akıyor. Derinliği ortalama 7-8 metre olan passage da Tek yapmanız gereken kendinizi bir uçtan akıntıya bırakıp etrafı seyretmek. Kanalın  diğer ucuna doğru hızla akarken arada akıntının kesildiği kıvrımlarda durabiliyor, istediğimiz an tekrar akıntının içine girebiliyoruz. Tıpkı bir otobandaki park alanları gibi. Passage boylu boyunca sert ve yumuşak mercanlar ve irili ufaklı balık ve deniz canlılarıyla dolu. Akıntının tüm hızına rağmen tek bir dalışta kanalı boylu boyunca geçemiyoruz. Yoğun ısrarlarımızla burada kalıp 3 dalış yapıyoruz. Passage unutulmaz bir dalış noktası olarak hafızamıza kazınıyor.

600 e yakın adadan oluşan Raja Ampat’ta her dalış farklı güzellikteydi. Bir hafta sürede toplam 24 dalış yaptık.  ve sualtında hangi balığa, mercana ya da makro canlıya bakacağımızı şaşırarak dalışları bitiriyorduk. ‘Pasaj’ adı verilen dalış bölgesinde mangrov ağaçlarının kökleriyle mercanların buluşması gerçekten hiç rastlamadığımız görüntüler ve ışık oyunları yaratmaktaydı. Bunun yanı sıra ‘çamaşır makinesi’ diye tabir edilen güçlü akıntılardan dolayı sulatında hareket edemez hale gelip kendimizi mecburen akıntıya bıraktığımız ve gruptan koptuğumuz anlar da oldu tabi ki…

Ve Dönüş…

Deniz üzerinde geçen, medeniyetten uzak, cep telefonu ve ses kirliliği olmayan 10 gün, gerçekten insanda  hep orada yaşama isteği ve özlemi yaratıyor. Gece gökyüzüne baktığımızdaki berraklık, Samanyolu, yanında Andromeda, kayan yıldızlar, belki ekvator bölgesinde olduğumuz için, belki de yakın mesafede hiç bir yerleşim alanı olmadığı için bu kadar yakın göründü gözümüze. Raja Ampat gibi yerlerin doğal güzelliklerinin fazlalığı, medeniyetten uzaklıkları ile doğru orantılı olsa gerek.

Dönüş için geçerli olmasa da, dalgıçlar için ne kadar uzak olursa olsun dalışa gitmek ve uzun yol her zaman zevkli olmuştur. Günde yaklaşık 4 dalışla geçen 1 haftalık dalış programının sonunda, tatilimizin 4 günü yolda gidiş ve dönüş için geçmiş olmasına rağmen, kameramıza yüklenen fotoğrafların heyecanıyla döndük ve bazılarını sizinle paylaşıyoruz.